| Profilo di cadicadi adlı kullanıcının a...FotoBlogAmici | Guida |
|
|
30 aprile anılarr ahh anılarrAnılar Ah Şu Anılar Acı verse de!.. Hatırlarsın yutkunursun anarken… Geçmişe gidersin istemesen de… Dilin lal olur… Gözlerin dolar dolar… Hangi çiçeğin yaprağına gizlerim gözyaşları… Anılar Ah Şu Anılar Acı verse de!.. Hatırlarsın yutkunursun anarken… Geçmişe gidersin istemesen de… Dilin lal olur… Gözlerin dolar dolar… Hangi çiçeğin yaprağına gizlerim gözyaşları… Zordur eski günler yâd etmek… Elimde siyah beyaz resimler… Renkleri solmuş sararmış silinmişler… Akla gelmez neden iyi günler… Acı anılar dökülür birer birer… Anılar hüzünkar / gözler nemlenir… Yüreğime acılar elkoydu… Öfke kaplar yüreğimi… Bir kalemde silmek isterim geçmişimi… Resimleri parçalarken titrer ellerim… Gelece bilemediğim gibi geçmişi, de silemem… kımse bılemsın benııı Gitmek istiyorum! sadece gitmek... maviye uzanan bir yolda sualsiz yürümek istiyorum. hür ufukların umut kokusunu sineye cekerek yürümek istiorum... herseyi arkamda bırakarak...
kimse olmasın yanımda hic birsey sorumasın bnden! fizik namına bir sey bilmeden yüriyeyim.son görevim bu ugurda can vermek olsun... yürümek istiyorum! o güzel maviye, o güzel ufuklara yelken acmak tek istegim. mavide yüriyim yürüdükce acılayım. her yer mavi olsun. uhrevi bir sekilde göcüp gideyim!.. Ne istanbul ne de ankara! umrumda olmasın.düsünmeyeyim.ne gk ler ilgilendirsin beni ne de sayın milletvekili!!! olmasın hayatımda kimse olmasın! ben! yüriyim onlar görmesin,'öldü' desinler arkamdan . ama ben ne ölü olayım ne de diri... sonunda durayım! durupta bir arkama bakayım.onlar beni görmesin!ben onları göreyim!göreyim de onların kırıp heba ettikleri o elmas kalplerin tutkalı olayım!... LANET OLSUNhani insan her başlangıçta hep en iyisini dilerya dilemedim en iyisi olduğuna inandım ben ne yalan var sandım nede kuşku duydum sevdandan.insan kaç yaşında aşık olursa olsun gözleri körleşiyor göremedimki sahte yüzünü ben seninle hayata dönmüştüm biliyorsun gözlerine her bakışımda daha bir bağlandım yaşama. yalancı bahar gibiymiş sevgin zamansız açtım çiçeklerimi ve ihanetinle tüm dallarım kurudu şimdi.yapayalnızım sayende ruhumdaki yaranın telafiside yok tedaviside çoktan kangren oldu. iyilik ve doğruluk adına ne varsa yokettin içimde.tek hissettiğim damarlarımda kan niyetine dolaşan nefret en masum en çocuksu en saf duygularımı aldın benden tükettin lanet olsun şairin dediği gibi ne hasta sabahı ne tazer mezar ölüyü nede şeytan bir günahı bekledi seni beklediğim kadar gelmedinya bugüne kadar gelme artık LANET OLSUN VAZGECTIM SENDENNNBir bakıma kurtuluş buydu ama neden .. Belki bir söz , belki bir son , belki de son bir vedadan. Artık ayrılış zamanı geldi. İşte en son tren … İşte en son vagon ve işte en son durak burası … Anlayabiliyorum.. Sevgilerden , varoluştan ve en sona ulaşmanın verdiği burukluktan … Senin gerçek yüzün bu değil ama ben uğraşmayacağım seninle , sonunda yeneceğimi bilsem de oynatmayacağım kendimle …
Sen sevilmeye değer misin ? Bilemiyorum … Ama insanların tümü gibi yüzlerce , binlerce kez evet ! … Benim gibi , onun gibi , bir serseri , bir ayyaş gibi … Ama kendi yüzün değil bu , biliyorum , hissediyor , görüyor ve en yakınımda olduğunu biliyorum… İşte son gün , işte hayallerin , ümitlerin ve arzuların sonu … Yazık , her şeye çok yazık … Ben sen olabilecekken , seni ben yapabilecekken , senin yaptığın adilikten başka bir şey değil … Düşünürken , konuşurken ve hayatın sayılı anlarını doyasıya , coşkuyla yaşarken … Senin ve benim gibi tüm evrenin yaşadığı şey bu … Ne ben , ne sen , ne de başkası .. Hepimiz aynıyız….
Farklılık çevresel etmenlerde ve yaşanmışlıkların ağırlığında … Kırılan kalbimle benim aramda , seni yıkanlarla senin içinde ve her insanın öz benliğinde gizlidir. Benim gibi , senin gibi ve hepimizin mahkum olduğu yalnızlık gibi …
Vazgeçmeyi hiç sevmem ama vazgeçtiğim zamansa asla geriye dönmem. İşte , sen bunu başardın. İşte , ben tam şu anda vazgeçtim senden ….
Güneş doğarken , akşam olurken ve her yeni doğan çocuğun gözlerine bakarken , kalbimi dolduran bir his …
Her şeye yeniden başlamak ve olabildiğince özgür yaşamak … Zincirlerini bırakıp yaşamın , yalnız kendimle varolmak… ONUN ADI YOK ÇÜNKÜ O HİÇ KIMSENeredeyim ben… Nasıl geldim buraya , hangi rüzgar attı beni bu uçsuz bucaksız , kurak , sararmış , ölü ve duyarsız bir hayatın ortasına. Kimler ve hangi nedenler getirdi beni içinde bulunduğum amaçsız , boş , koskoca bir hiçlikten oluşmuş hayatıma… Nasıl ve nerede başlamıştım yaşamaya… Hangi hayaller ve umutlarla.. Umut ekmiştim oysa geçeceğim yollara ve sevgiyle sulamıştım çiçeklerimi… Neredeyim ben… Nasıl geldim buraya , hangi rüzgar attı beni bu uçsuz bucaksız , kurak , sararmış , ölü ve duyarsız bir hayatın ortasına. Kimler ve hangi nedenler getirdi beni içinde bulunduğum amaçsız , boş , koskoca bir hiçlikten oluşmuş hayatıma… Nasıl ve nerede başlamıştım yaşamaya… Hangi hayaller ve umutlarla.. Umut ekmiştim oysa geçeceğim yollara ve sevgiyle sulamıştım çiçeklerimi… Çiçeklerim nerdeler , kim çaldı onları benden , neden boyunları bükük şimdi , neden bir bir solup gittiler… Yeterince sevgi , ilgi ve emek veremedim mi onlara… Hayallerimi beslerken ihmal mi ettim çiçeklerimi… Umutlarımı hayatın gerçekleri içinde kaybettim öyle değil mi ?... Çok şey bekledim belki hayattan , yaşamaktan , var oluştan… Kimsenin bu kadar sevgi dolu olmaya hakkı yok değil mi bu iğreti hayatta… Sevdiğin sürece eziksin çünkü , ezilmeye mahkumsun… Boyun eğişlerini , vazgeçmişliklerini güçsüzlüğünden sanırlar , oysa ki bilmezler ki gerçek neden , gerçekten sevmektir aslında… Alışık olmadıkları şekilde , sevgiye yaraşır bir biçimde , özgürce , sınırsızca , bitip tükenmek bilmeyen bir şekilde sevmek… Bir zamanlar bir kız vardı. Hayatı uçsuz bucaksız bir dünya sanırdı… Bilmezdi ki oysa sevdiğinin iki dudağının arasından çıkacak birkaç sözle bile bütün hayallerinin ve umutlarının çöküvereceğini… Öylesine yaşam ve sevgi doluydu ki , sevginin en büyük güç olduğuna inanırdı… Yanılıyordu… Onu pek çok defa uyarmaya çalışmıştı diğerleri ama o diğerleri gibi olmak istemiyordu ki…. O inanmak istiyordu sevgiye… Ve sarıldı gerçek sevgi sandığı dikenli çalılara.. Canı yansa da bu gerçekliğe olan inancı onun direncini kamçıladı her defasında… Sonunda dikenlerinin ona bir gül bahçesi olarak geri sunulacağını sanıyordu…. Oysa yanılmıştı.. Yıllarca direndi , dikenlerinden bir gül bahçesi yaratmaya çabaladı , hayatın tüm sorumluluğunu sırtına aldı , savaştı…. Ve bir gün uyandığında anladı… Hayat sevgiyle biçimlenemeyecek kadar acımasızdı… İnsanlar onun yüreğinin çırpınmalarıyla aslında pek de ilgilenmiyorlardı…. İnsanların tek ilgilendiği şey vardı ki o da kendi bencil mutluluk arayışlarıydı… Ve biliyordu aslında pek çok şeyin nedeni ve sorumlusu yalnızca kendiydi… Öylesine beklentisiz yaşamıştı ve öylesine beklentisiz sevmişti ki , insanlar onu unutmuşlardı. Ve öğrenmişti kendi gerçekliğini…. Onun adı yok ve hiçbir zaman da olmayacak. Çünkü o hiç kimse olmaya mahkum. Aklının ve mantığının yolunda yürümeyi ret ettiği sürece hiç kimse olarak kalmaya mahkum… Yüreğinin sesiyle , sadece sevgiyle devam ettiği sürece onun adı asla olmayacak…. ONUN ADI YOK , ÇÜNKÜ ; O HİÇ KİMSE NE GÜZELDİNE GÜZEL GÜNLERDİ O GÜNLER...SEN MASUMCA GÜLERDİN BENSE SENIN GÖZLERİNİN PARLAYISINI İZLERDİMM...SEN BAŞKA SEHIRDEYDIN BEN BASKA ŞEHİRDE..BİR ANDA BULUSMUSTU KALPLERIMIZ BIZ BILE NE OLDUGUNU ANLAMAMISTIKK...BULUSTUGUMUZ ANLARDA SANKI DÜNYA DURUDU BIZIM İÇİNN BAYRAM İLAN EDERDI BELKİDE KALBIMIZ ONA SARILMAK İZLEMEK GÜLÜŞÜNE BAKMAK GÖZLERINE BAKIP SEVGIYI GORMEK ISTERDI GÖZLER...GEÇİRDİGİMİZ O GÜZEL GÜNLERİ BEN HİÇ UNUTMADIM UNUTMUYCAMDA SEN MUTLU OL BEN YINE BASKA BIR SEHIRDE SENIN HAYALINLEDE OLSA YASARIMM TEK ÜZÜNTÜM SENİ BIR DAHA GÖRMEDEN TOPRAKLARA GIRCEK OLMAK SAKIN OKURKEN ÜRPERMESIN KALBIN SEN MUTLU OL HER ZAMAN GÖZYASI COK DOKTUK BIRLIKTE AMA ARTIK YAPMA DÖKME DÖKSENDE MUTLULUKTAN DÖK .....
NOTT: BU YAZI TÜM UZAK SEVGILERE GELSINNNN
DİLEKKK
|
|
|